Akne Maceram ve Roaccutane - 1

<<< For English, click here.>>>

Sivilcesi olan herkese söyleyebileceğim ilk ve en önemli şey bunun bir cilt hastalığı olduğu ve kesinlikle tedavi edilmesi gerektiği. Siz daha farkına varamadan su anki yaşamınızı ve ilerideki yaşamınızı kabusa çevirebilir. Nasıl ağrınız varsa doktora gidiyorsanız, sivilce için de doktora gitmeli ve uygun şekilde tedavi görmelisiniz. Gül suyuyla, acne patch'leriyle, kükürtlü sabunla akneyi geçiremezsiniz. Tabii ki herkesin durumu ayni değil, ama kendi kişisel tecrübemden söyleyebileceğim şey bu işin çaresinin Roaccutane olduğudur. Ama öncesinde daha net belli etmem gereken şey, kadınların regl öncesi çıkardığı 1-2 sivilce ya da T bölgesindeki yağlanma ya da ergenlikte tek tük çıkan sivilceler değil. Bahsettiğim şey akne dediğimiz, tutarlı şekilde sürekli çıkan, bazıları can acıtan, bazıları kırmızı bazıları beyaz olan, yüzde, sırtta ya da vücudun başka yerlerinde uzun sureli varlığını sürdüren pislik iğrenç tomurcuklar. Bu şerefsizlerin biri geçse biri çıkar, bazen kullandığınız şeyler ise yararmış gibi olur heh geçiyor dersiniz, ama bir ay sonra tekrar çıkarlar. Iste size bilimsel açıklama.

Bu güzel girişten sonra kendi şahsi tecrübemi ve sivilceyle olan savaşımı anlatmak istiyorum. Benimki ergenlik sivilcesi değildi. Hatta bütün ergenliğimi porselen gibi bir ciltle atlattım. Arkadaşlarımın sivilceleri çıkıyordu, bana çok manasız geliyordu. Sivilceye olan takıntıları da manasız geliyordu çünkü benim gözüme o kadar batmıyordu. İnsan yasamadan anlamıyor gerçekten. Üniversite 2. sınıfta sivilcelenmeye başladım. Bunun sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte aşırı stresli bir dönemime denk gelmesi bence tesadüf değildi. Zamanla sivilceler arttı ve canimi sıkmaya başladı. Artık arkadaşlarımın hemen hemen hiçbirinde sivilce yoktu, benimki gibi olan hiç yoktu zaten. Gittiğim bir iki dermatolog Imex, SixEx gibi bende asla ama asla ise yaramayan şeyler veriyorlardı. Imex ve SivEX'i küçükken 1-2 çıkan sivilcelerim için gittiğim dermatologlar da vermişti, zaten ne versinler o kadar sivilceye. Velhasıl, ben birkaç doktor gezdim bu şekilde. Ama kendi başıma da baya isler yaptım. Başkasına yazılmış sivilce ilacını bile kullandım. Ki ilacın aşırı bir deri kaldırma özelliği varmış, yanık gibi gezdim etrafta. Siz böyle bir mallık yapmayın, kendinize yazılmayan ilacı kullanmayın. Dahası, sürekli cildim için bakim ürünleri kullanıyordum. Bunlar eczanelerde satılan dermokozmetik ürünleri dediğimiz reçetesiz alınabilen yüz yıkama jelleri, topikal sivilce jelleri, yüz kremleri vs. Kullandığım ve ise yaramayan ilaçların listesini yazsam baya uzar. İlk aklıma gelenler:

Isotrexin - yüzünüzü aşırı kurutan, çok az sürmeniz gereken, sürdükten sonra güneşe çıkmamanız gereken, hatta kullandığınız surece gündüzleri güneş kremi kullansanız iyi olan bu krem, bende hiçbir ise yaramadı.

Benzamycin - Eczacınıza karıştırtmanızın daha iyi olduğu beyaz bir krem. Yine güneş konusunda dikkatli olmalısınız ama Isotrexin kadar ciddi değildi diye hatırlıyorum. Bende yine bir ise yaramadı.

Imex - Fondötenden ucuz bir kapama opsiyonu. Bunu vererek insanlara neden vakit kaybettiriyorlar gerçekten anlamıyorum. Sadece ergenlik döneminde az sivilceli gençlere sivilceleri konusunda bir şey yapıyormuş izlenimi vermek için ve fondötenin yasak olduğu liselerde özgüven tazeletmek için verilebilecek bir ilaç bence.

SivEx - Bunu gerçekten anlamadım... Çok önceleri kullandım ama bir ise yaramadığını söyleyebilirim.

Gibi gibi... Bu liste uzar gider ve adını hatırlamadığım bir suru ilaç daha var. Ha bir de dermatologların favorisi Tetra grubu antibiyotikler. Bunlardan bana 4 kutu reçete edip mide koruyucu yazmayan ama muayene ücreti 4 sene önce 400 lira olan da bir doktor vardı. Hah hatta onu anlatmadan olmaz... Bu doktor çok çok meşhur herkesin çılgınca övdüğü bir dermatolog. Kendisi kolsuz Agop olarak biliniyormuş. Üniversite 3. sınıfta Amerika'ya gitmeden su sivilcelerimi bi geçireyim yeaa seklinde ailemi ikna ederek bu doktordan randevu aldım. Çok heyecanlıydım çünkü düşünsenize adam saçkıran sedef falan tedavi ediyordu, benim sivilcelerimi ohoo hop diye geçirecek şeyi yazacaktı. Ha bu arada kredi kartı geçmiyordu, nakit alıyordu ücretini. Hatırladıkça asabim bozuluyor. Neyse efendim ben içeri geçtim, bana senin şikayetin ne dedi. Bu sırada yüzümde 10 tane falan aktif sivilce ve 10dan fazla sivilce izi var. Dedim sizce ne? Sivilcem var görmüyor musunuz. Sen bunlara sivilce mi diyorsun dedi. Açtı dermatoloji atlasından bana leş gibi şeyler gösterdi, haline şükret dedi. Sen çok güzel bir kızsın tarzı abuk sabuk şeyler (herkese söylüyormuş internette ufak bir araştırmayla özel olmadığınızı anlayabilirsiniz) söyledi, sonra da bunlar geçmez dedi. Ağladım. 20 yaşımda sonsuza dek sivilcelerle gezeceğimi düşünerek ağladım oracıkta. Bana Fenerbahce'den falan bahsetti sanırım o sırada. Sana Roaccutane kullan geçer derler, garantisi yok kullanma, evlenince geçer derler inanma (???) dedi. Neyse ki etrafımda evlenince sivilce geçer diyen kimse yok. Bir de reçete yazdı. Bu reçeteyi aşağıdaki eczaneden yaptırabilirsin dedi. Çıktık, 400 lirayı ödedik, eczaneye girdik. İki tane sise hazırlandı, bunlardan birini gece birini gündüz süreceksin demişti. Gece süreceğim şişede sülfür vardı. BRAVO!! INANILMAZ! GERCEKTEN KIMSENIN AKLINA GELMEMISTI! KUKURTLU SABUN KULLANMAK ICIN 400 LIRA VERDIM. Hatırladıkça o kadar sinirleniyorum ki. O adam bana orada Roaccutane verseydi, ya da kızım ben bir şeyden anlamıyorum gördüğün gibi, sen git başka doktora deseydi, yüzüm su an farklı bir halde olurdu. Neyse aradan onca zaman geçmiş, müşterisi bol bir doktor zaten. Takılsın ne diyeyim. Ama gerçekten bir insanın gelenlerin %90'ina çok güzelsin sen takma bunları diyerek nasıl efsanevi bir doktor olduğunu anlamış değilim. Benim tip diplomam olsa demek neler yapıcam. Evet devam edersem ayni zamanda Tetra antibiyotik vermişti ve ben cehaletle bunları mide koruyucusuz aldığım için midemin de içine biraz edilmişti afedersiniz. Bu antibiyotiklerin de çevremde kimsede bir ise yaradığını görmedim.. Azitro vs. de dahil. Reçeteye yazdığı karışımları ordaki eczaneden 120 liraya, evin ordaki eczaneden 25 liraya yaptırdık bu arada. Onu da not düseyim.
Şimdi ben buradan alır, insanların profesyonel yetenekleri ve bilgilerinden ziyade pazarlama yetenekleriyle nerelere nasıl geldiklerinden ve kendilerini nasıl başarılı olarak tanıttıklarından başlardım da, sayfa sayfa yazı çıkar buradan. Akneyle de alakasız olur o yüzden girmicem. Ama is dünyasında çok var bunlardan..

Bana Roaccutane yazan doktorumla tanışana kadar arada azaplarıma devam ettim. Zaten bu blog da o donemi kapsıyor, denediğim şeyleri ve yorumlarımı görebilirsiniz. Ama hiçbiri asla kesin çözüm olmaya yaklaşmıyordu bile. Sonra kafama koydum, dedim Roaccutane'a baslicam ben. Okudum araştırdım forumlardan, herkes memnun. Çok ağır yan etkilerinden de bahsediyorlar ama her şeyi göze aldım. Is hayatına başlamışım, 23 yaşıma gelmişim hala sivilce var yüzümde. Olacak şey değil. Doktorumdan randevu aldım. Hayatim değişti diyebilirim. Hemen değil ama, çünkü gittiğimde bahar aylarındaydık ve ekim gibi gelmemi istedi. Roaccutane güneş varken kullanılacak bir ilaç değil. Tamam dedim, o sırada denemem için antibiyotik ve krem yazdı. Bir ise yaramayacağını biliyordum, zaten o da Roaccutane için uygun bir hasta olduğumu söylemişti ama dediğim gibi beklememiz gerektiği için arayı bos geçirmemek adına bir tedavi denedik. Roaccutane'i 25 yaşın altında sivilcesi iz bırakan ve 25 yas üzerinde sivilce çıkaran insanlara verdiğini söyledi.
Fakat benim şansım bu, ekim ayına doğru bende garip bir şey oldu. Kaşınmaya başladım. Önce üst bacaklarım, sonra karnim ve yan taraflarımda kırmızı kırmızı benekler çıkıp aşırı derecede kaşınmaya başladı. Doktoruma gittim, Pityriasis Rosea (Gül Hastalığı) teşhisi koydu. Normalde kendi kendine gecen bir hastalıkmış ama benimki aşırı kaşıntılı türdendi. İğne, hap, krem hepsini kullanmama rağmen geceleri uyuyamıyordum, sabahları da kaşınarak uyanıyordum. Gerçekten hayati kabusa çeviren, akneyi falan her şeyi unutturan bir hastalıktı. Ve tabii ki sebebi belli değildi... Mantar, virüs, bakteri ya da alerji değil, sebebi bilinmiyor, bulaşıcı değil. Aşırı stresli bir dönemime denk gelmişti ama bu da sivilce başlangıcı gibi. Benim semptomlarım 2-3 haftada geçmeyince ve hayatim kabusa dönünce önce biyopsi yapıldı (çok basit bir işlem) sonra da fototerapiye başladık. Fototerapi gerçekten çok iyi geldi ve kaşıntıyı çözdü. Fototerapi tamamen zararsız, güneş ışınlarının yararlı olanını vücuda veren bir işlem. Solaryum gibi (hiç girmedim ama) bir makinenin içine ayakta giriyosunuz. Girmeden önce bütün benleriniz hemşireler tarafından bantlanıyor, çünkü benlerin güneş ışığı görmesi istenen bir şey değil. Sonra 1 dk ve artan surelerde haftada 3-4 kere bu makineye giriyordum. Olay bu şekilde çözüldü, ama haliyle fototerapiye girerken Roaccutane'a başlayamazdık. Bitmesini bekledik aylardan Aralığa denk geldi. Hatta Roaccutane takip kartımı buldum şimdi, tam olarak 16 Aralık 2014'te başlamışız.
Ben tedaviye başladığımda 50 kiloydum (hala öyleyim) bu yüzden düşük dozda başlayıp yavaş yavaş artırdık. Ben zaten yan etkilerden çok korktuğum için yavaş başlamak isime geldi. Bu ilacın dozu kilonuza ve sivilcenizin durumuna göre size özel olarak ayarlanıyor. Doz hesaplamasını doktorunuz yapacak, ve sizin de buna tamamen uymanız gerekiyor. Her ay düzenli kan tahlillerinizi yaptırmanız gerekiyor. Zaten tahlilden önce ilaç reçete etmeyecektir doktorunuz. Total Kolesterol, HDL Kolesterol, LDL Kolesterol, AST, ALT, Trigliserid gibi karaciğer enzimlerimle her ay Hemogram da bakılıyordu. Bu tahliller için sabah açlığı gerekiyor.

Roaccutane'dan önce:

Roaccutane kullanmaya başlamadan önce

1. Ay (16 Aralik 2014): Günde 1 tane 20 mg'lik kullandım. Yan etkilerden ilk gördüğüm dudaklarda aşırı kuruma ve ellerimde çatlamaydı. Özellikle benim gibi vücudu kuru bir insansanız vücut kuruluğu ilk vuran yan etkilerden oluyor. Fakat aynı zamanda ilk ay Roaccutane cildimi güzelleştirmeye de başlamıştı. Genelde bir döküntüye hazır ol derler, ki doktorum da demişti, ama ben ilk ay döküntü yerine gittikçe güzelleşen bir ciltle karşılaştım. Hep böyle devam edeceğini düşünüyordum, öyle olmadı.

Daha düşük çözünürlüklü bir kamera tabi, daha güzel çıkmış cildim ama yine de fikir verir. Yüzüm ışıldamaya başlamıştı:
Roaccutane kullanmaya başladıktan 1 ay sonra

2. Ay (Ocak): Günde 1 tane 20 mg'lik 1 tane 10 mg'lik kullandım. Totalde günde 30 mg dozuna çıktık. Bu safhada kusmaları görmeye başladım. Yüzüm gerçekten de coşkun bir kusma donemi yaşadı ama şimdiye kadar görmediğim bir şey değildi. Ayrıca yüzüm aşırı derecede kurumaya da başlamıştı ama doktorumun yazdığı ürünler çok yardımcı oldu. Hayatımda ilk kez yüzüm kuruduğu için de çok mutluydum.

Roaccutane kullanmaya başladıktan 2 ay sonra

3. Ay (Subat): Günde iki tane 20 mg'lik sabah aksam almaya başladım. Total dozda 40'a çıktık. Bu ana kadar ilaçları hep birlikte içiyordum ama bu noktadan sonra ayırmaya başladım. Sabah aksam ayni saatlerde almaya çalıştım ama antibiyotik kadar dikkat etmedim. Kusma devam ediyordu.

 Roaccutane kullanmaya başladıktan 3 ay sonra

4. Ay (Mart): Sabah 20 mg aksam 20 mg seklinde devam ediyorum. Cildim de kusmaya devam ediyor. Bu sıralar hiç geçmeyeceğini düşünmeye başladım. Çünkü hem yan etkiler ağırdı, hem de sonuç alamıyor gibi görünüyordum. Doktorum normal olduğunu söyledi, devam ettik.

Roaccutane kullanmaya başladıktan 4 ay sonra

5. Ay (Nisan): 50 mg'a çıktık. Sabah aksam ayrı alıyorum. Bu donem insanlar `yüzün ışıldıyor` tarzı şeyler söylemeye başladılar. Gerçekten de cildimde aşırı bir aydınlanma vardı. Siyah noktaların gitmiş, genel bir pürüzsüzlük gelmişti. Yani sadece lop lop büyük sivilceler kalmıştı. Onlar da sönmeye karar vermiş gibi duruyorlardı... Bunlar hala kusma döneminde çıkan sivilceler. Gerçekten her fotoğrafta o azman sivilceyi görebilirsiniz.

Roaccutane kullanmaya başladıktan 5 ay sonra        Roaccutane kullanmaya başladıktan 5 ay sonra

6. Ay (Mayis + Haziran): Başlangıcım ay ortasına denk geldiği için bitişi de haziran sonlarını buldu. Benim şansıma 2015'te yaz gelmek bilmedi ve Haziranda hava çok güneşli değildi. Zaten ofiste çalıştığım için çok büyük bir sorun olmuyordu. Öğle yemeğine çıkmadan önce güneş koruyucu sürüyordum. Tedavinin temmuza sarkmamasına özen gösterdik.

Son doktor randevuma gittiğimde yüzümde dev ve koyu renkli izler vardı. Açıkçası tedavinin bu şekilde bitmesi beni baya üzmüştü. Normalde Roaccutane kullanan insanların yüzleri tedavi sonunda pürüzsüz ve izsiz oluyordu, benimkinde izler kalmıştı. Hem göçüklükler hem de renkli izler. Göçüklere Roaccutane'in yapacak bir şeyi yok maalesef, ama renkli izlere de iyi geliyor. Doktorum bazı bünyelerin tedaviye tam olarak cevap vermediğini, benim de onlardan biri olduğumu söyledi. Ama Roaccutane'ın etkileri devam edecek ve daha iyi bir hale gelecek cildin dedi, öyle de oldu. Gerçekten de zamanla izler hafifledi ve cildim stabil bir hale geldi. Artık sadece pms döneminde 1-2 sivilce çıkarıyorum... Cildimdeki Roaccutane ışıltısı tamamen olmasa da gitti, ama eski halimden çok çok daha iyiyim. Gerçekten tedaviye değdiğini ve yine olsa yine yapacağımı söyleyebilirim özetle. Ayrıca doktorum ileriki yaşlarda uygulanan Roaccutane tedavisinde daha iyi sonuç alındığını ve gerekirse benim de yeni bir doz uygulayabileceğimi söyledi.

Roaccutane kullanmaya başladıktan 6 ay sonra           Roaccutane kullanmaya başladıktan 6 ay sonraRoaccutane kullanmaya başladıktan 6 ay sonra    Roaccutane kullanmaya başladıktan 6 ay sonra

Tedaviden 1 ay sonra:

Roaccutane tedavisinden 1 ay sonra

Tedaviden 2 ay sonra:

Roaccutane tedavisinden 2 ay sonra

Eylül 2015:

Roaccutane tedavisinden 3 ay sonra

Ekim 2015:

Roaccutane tedavisinden 4 ay sonra

Zorlu bir yolculuktu. Şimdiye kadar kullandığım en ağır ilaçtı. Hakkında çok fazla şey okumuştum ve her şeyi bekliyordum açıkçası. Beklediğim kadar kotu olmadı. Tedavi süresince ve sonrasında kullandığım ürünler, tedaviye nasıl karar verdiğim, tedavi sırasında neler yaptığım, gördüğüm yan etkiler vs. bir sonraki yazıda. Umarım bu yazının birilerine faydası dokunur ve umut olur. Sivilce gerçekten çağımızda hala kesin çaresi bulunamamış ve insani psikolojik olarak çok etkileyen bir hastalık. Kendi ya da yakınları bu yoldan gecen herkese kolaylıklar diliyorum.

Share:

1 yorum

  1. Üşenmedim ve hepsini okudum eline saglik cok guzel bi yazi olmus ben de ilk ayimdayim acikcasi alnimdaki beyaz minik bezeler ve tek tuk cikip 2 3 ay gecmeyip beni sinir eden agrili sivilceler icin kullaniyorm calismadigim ve gunese hic cikmadigim surekli evde oldugum icin bu aylarda basladik ozellikle sordu cunku neyse ilk ay olmasina ragmen oyle bi dudak kurulugu bile yasamadm gercekten cok sansli olmaliyim 30 mg la basladm 10 20 seklinde bu aydan sonra 2. Ay korkuyorm aslinda ama hayatimda hic oyle yogun bi sivilcelenme yasamadigim icin de korkularim azaliyor umarm kusma yasamam ben booool boll su icmtigim icin yan etkilerini bayaaa azalttigini düşünüyorum ve bu donemde gercektwn sadece su oneriyorm baska bise degil tek tuk alnimda sivilcelenme yasadm kulak yanlarimda onu da imexle az bise surup uyuyordum sabahina azalmis olarak uyaniyordum :))) bu surecteki herkese gercekten sabir diliyorm psikolojik olarak da iyi oldugumu dusunuyorm fakat mesela aksamlari bile disari cikmak istemiyrm kendimi bazen cirkin hissediyorm anlam veremediğim sekilde��������

    ReplyDelete